Cumartesi, Ekim 02, 2010
İnanç
Ben geri zekalı değilim. Saf hiç değilim. Hayata pembe gözlüklerle baktığım falan da yok. Hatta karamsarım. Evet, biraz hayalperestim ve kurduğum hayallerin gerçek olabileceğine inanmayı seviyorum. Sorgulamadan, incelemeden, mantık yürütmeden... Oturup düşündüğümde saçma salak bulabileceğim dünyalarca şeyi kuruyorum kafamda, inanıyorum onlara. İnanıyorum; çünkü inanmak istiyorum. Gerçek aşka inanıyorum mesela. Romantik komedilerde olanlardan hani, Hollywood tarzı. Hayatımda hiç bitmeyen aşk gördüm mü? Hayır. Birbirine o kadar bağlanmış iki insan gördüm mü? Hayır. İnsanın doğasının böyle bir şeye elverişli olduğunu düşünüyor muyum? Hayır. Biten ilişkilere, yıkılan evliliklere ve berbat kadın-erkek ilişkilerine tanık oldum yalnızca. Beni gerçek aşka inandıracak tek bir mantıklı nedenim bile yok. İnanıyorum ama. Çünkü inanmazsam bir sabah kalktığımda hayat daha az anlamlı gelebilir ve hayat daha az anlamlı gelirse yaşamak istemeyebilirim. Belki de hiç var olmayan, var olmayacak bir sürü şeye inanıyorum. Hiçbiri ne benim mantığıma ne herhangi birinin mantığına sığıyor. İnanmaya devam ediyorum yine de. İnanıyorum; çünkü inanmazsam yaşayamam.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder