Çarşamba, Eylül 22, 2010
Yalan
Yalan söylerim ben. Herkes söyler, evet; ama ben gerçekten söylerim. Profesyonelce, çaktırmadan. Önemli konularda büyük yalanlar değil. Bir buluşmadan kendimi kurtarmak için söylediğim saçma bir yalan belki. Ya da uyandığım halde uyuduğumu söylemek. En sık söylediğim yalan nasıl olduğumla ilgili. "Sadece yorgunum." Yüzyılın en iyi bahanesi. Küçükken bir arkadaşıma depomuzda Barbie 'apartmanı' olduğunu söylemiştim. Ev de değil. Apartman! İstediklerimi yapardı bazen onunla oynamak için. Sonra itiraf ettim tabii ve bu hala utanç duyduğum bir yalandır mesela. 6 yaşındaydım. Ama diğer yalanlarımdan utanmam. Hayatımı kolaylaştırıyorlar yalnızca. İsterseniz yalan söylemek değil, bahane üretmek deyin; ama bu sık yaptığım bir şey. Öyle sık yapıyorum ki gerçekten hiç yalan söylemediğim insanların olması şaşırtıyor beni. Var böyle insanlar. Bir-iki tane. Ama onlara bile bahsetmediğim bazı şeyler var. Yalan değil. Yalnızca bilmeleri gerekirken söylemediğim şeyler ya da bilmek isteyecekleri şeyler. Doğuştan sahtekar mıyım ne?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)