Cuma, Aralık 10, 2010

Dürüst

'Canımı çok yaktı ama seviyorum onu hala'cılar var ya. En çok onlar çıkarıyor beni çileden. Eğer biri bilinçli olarak, kasten ve isteyerek canını yakmışsa nasıl sevebilirsin ki onu? Onun için kullandığımız kelime aşk değil; mazoşistlik. Yok diyorsan ki bilinçli değildi, istemeden kırdı kalbimi. Kırdığının farkında değildi. O zaman canını yakan o değildir. Sensindir. Senin farkında bile olmayan birine aşık olarak sen kırıyorsundur aslında kendi kalbini. Hepimiz bu yollardan geçtik. O yüzden dürüst olalım ve şunu kabul edelim. Bu işin dramatize kısmı.  Fiyakalı sözleri, dramatik olayları sevdiğimiz için abarttığımız, süslediğimiz kısım bu. Sonra kendi ajitasyonumuza inanıp hayatımızı mahvettiğimiz kısım hani. Hepimiz geçtik bu yollardan. O yüzden kandırmayalım kendimizi. Eğer canımızı yakan birini sevmeye devam ediyorsak, canımızı yakanın o değil kendimiz olduğunu bildiğimizdendir.

Salı, Aralık 07, 2010

Yetinmek

Memnun edilmesi imkansız, hiç tatmin olmayan, sürekli daha fazlasını isteyen kişiliğime savaş açtım bugün. Elimdekiyle yetinmeye karar verdim. Çünkü çoğu zaman zaten elimdeki en iyi seçeneklerden biri oluyor. Bayağı da kararlıydım. Öylesine verdiğim bir söz değildi. Ne yazık ki 60 saniyeyle tutmaktan en kısa sürede vazgeçtiğim sözüm oldu. Çünkü daha fazlasını İSTİYORUM. Engel olamıyorum.