Pazar, Mayıs 08, 2011

Karşılık

Sevgimin karşılığını almanın nasıl bir his olduğunu çok uzun zaman önce unuttum. Hem de çok uzun zaman önce.

Perşembe, Şubat 03, 2011

Bazen

Bazen her ne kadar attığın her adımı düşünsen ve nereye gittiğini çok iyi bildiğini zannetsen de, bulunduğun yere nasıl geldiğine dair en ufak bir fikrin bile olmuyor. Ve bazen aslında başından beri ne yaptığının hiç de farkında olmadığını anlıyorsun. Ama yalnızca bazen.

Pazartesi, Ocak 24, 2011

Korkak

Sizin cesaret dediğiniz şey biraz aptallık, biraz umarsızlık aslında. Ne umarsızım ne aptal. Üzgünüm, cesur değilim. Hiçbir zaman da olmayacağım. Kaybetmekten çok korktuğum şeylere sahipsem asla daha fazlası için saldırmayacağım. Korkağım ve korkuyorum.

Pazartesi, Ocak 03, 2011

Doyum

Hani böyle bazı anlar var. Kendini her şeyi yapabilecek, her duruma göğüs gerebilecek kadar güçlü ve dayanıklı hissettiğin. Sorunlarını bildiğin ve sorun etmediğin, içtenlikle 'Hallederim.' diye düşündüğün anlar. Cumartesi günü fark ettim ki, bunlar benim 'anlarım' olmaktan çıkıp hayatım olmuş. Böyle öz güven dolu biri olmuşum son aylarda. Ama bunu fark etmek mutlu etmedi beni. Çünkü anlamamı sağlayan şey kaybetmemdi. Kendimi tekrar bir boşlukta hissedince anladım aslında nasıl bir doyum yaşadığımı. Tüm bunların iyi yanı bana bu huzuru veren şeyin ne olduğunu bilmemdi. Ertesi gün de o boşluktan kurtuldum zaten, huzurla, mutlulukla.

Cumartesi, Ocak 01, 2011

Panik

“Bana karşı bir şeyle hissetmiyorsun zaten değil mi?” diye sordu oğlan bambaşka bir şeyden bahsederken birden. “Yok canım, hayır.” dedi kız panik içinde. Oğlan yüzünde garip bir ifadeyle “Tamam.” dedi. Kız bunun ne demek olduğunu anlamaya çalıştı ve ikisi de bir daha bu konuyu açmadı. Kız eline geçecek tek şansı kaçırdığını bilmiyordu.

Cuma, Aralık 10, 2010

Dürüst

'Canımı çok yaktı ama seviyorum onu hala'cılar var ya. En çok onlar çıkarıyor beni çileden. Eğer biri bilinçli olarak, kasten ve isteyerek canını yakmışsa nasıl sevebilirsin ki onu? Onun için kullandığımız kelime aşk değil; mazoşistlik. Yok diyorsan ki bilinçli değildi, istemeden kırdı kalbimi. Kırdığının farkında değildi. O zaman canını yakan o değildir. Sensindir. Senin farkında bile olmayan birine aşık olarak sen kırıyorsundur aslında kendi kalbini. Hepimiz bu yollardan geçtik. O yüzden dürüst olalım ve şunu kabul edelim. Bu işin dramatize kısmı.  Fiyakalı sözleri, dramatik olayları sevdiğimiz için abarttığımız, süslediğimiz kısım bu. Sonra kendi ajitasyonumuza inanıp hayatımızı mahvettiğimiz kısım hani. Hepimiz geçtik bu yollardan. O yüzden kandırmayalım kendimizi. Eğer canımızı yakan birini sevmeye devam ediyorsak, canımızı yakanın o değil kendimiz olduğunu bildiğimizdendir.

Salı, Aralık 07, 2010

Yetinmek

Memnun edilmesi imkansız, hiç tatmin olmayan, sürekli daha fazlasını isteyen kişiliğime savaş açtım bugün. Elimdekiyle yetinmeye karar verdim. Çünkü çoğu zaman zaten elimdeki en iyi seçeneklerden biri oluyor. Bayağı da kararlıydım. Öylesine verdiğim bir söz değildi. Ne yazık ki 60 saniyeyle tutmaktan en kısa sürede vazgeçtiğim sözüm oldu. Çünkü daha fazlasını İSTİYORUM. Engel olamıyorum.