Salı, Eylül 14, 2010
Ben
Saat yan odada bile olsa o saatin sesi yüzünden uyuyamam ben. Yemeğin yanında bir şey içemem, ya önce içeceği bitiririm ya da yemeği. İnsanların hakkımda söylediklerini değerlendirir, çok azına katılırım. Saçlarım dalgalıdır ve çabuk kabarır; ama ben düz kullanmayı severim. Asla yemem dediğim hiçbir şey yoktur, beni ağırlamak kolaydır yani; ama canım bir şey yemek istemiyorsa imkanı yok yemem. Yaşadıklarımdan, sevdiklerimden ve nefret ettiklerimden bahsetmeyi severim; ama kendim hakkında sıfatlar kullanmaktan hoşlanmam. Başkalarının benim için sıfatlar kullanmasını severim. Çok büyük bir kısmını ciddiye alırım. Çilekli olan herhangi bir şeyi yiyebilir ya da içebilirim, ne olduğu hiç fark etmez. Bugüne kadar çilekli olduğu halde sevmediğim hiçbir şey yoktur. Bugüne kadar sonuna kadar kullandığım tek defterim matematik defterimdi, o da parçalandı. Yarısından fazlasına yazı yazılmış defterlerimi hala saklıyorum. Ne kadar gereksiz olursa olsun atmaya kıyamıyorum. Tıpkı dolaplarımdaki zilyon adet gereksiz şey gibi. Kırtasiye alışverişine bayılırım. Hiç aşık olmadım. Ama aşık olduğumu düşündüm. Bir erkekle hiç öpüşmedim ve hiç birine tokat atmadım. Yumruk attım ama. Karate kursunda. En sevdiğim kutlama yılbaşıdır. Doğum günümden bile çok severim ve son dört yıldır hiçbir yılbaşından zevk almadım. Dil öğrenmeyi severim, sözlük okumayı sevmem. Yedi yaşımdayken günde üç öğün mantı yiyordum. Artık o kadar çok sevmiyorum. Kahve içmem. Ama üçü bir arada yemeyi severim. Bildiğin kaşıklayarak böyle. Nadiren çay içerim. Çilekli sodayı çok severim. Bir de ice-tea. Önceleri limon içerdim; ama şimdi her çeşidinden içiyorum. Ayak tırnaklarıma hayatımda üç kere oje sürdüm. Birinde çok küçüktüm. Son ikisi de bu yaz oldu. Parfüm sıkmayı sevmem; çünkü bir süre sona hepsinin kokusu midemi bulandırıyor. Çok sık midem bulanır. Bir buçuk yıl antidepresan kullanmıştım. Bir boka yaramıyorlar. Saçlarımı kurutmaktan nefret ederim. Disney Channel'dan da nefret ederim; ama bazen gerçekten moralimi düzeltebiliyor. Jonas Brothers'ı da sevmem; ama Nick sevimli. Öyle bir oğlum olsun isterdim. O anlamda sevimli yani. Justin Bieber sevimli bile değil bence. Kız gibi hatta. Rahatsız edici derecede kız gibi. Ondan hoşlanan kızların gizli lezbiyen olduğunu düşünüyorum hatta. Evden çıkmayı sevmem. Hiç sevmem. Günlerce evden çıkmadan yaşayabilirim. Yatak takıntım yoktur, her yerde uyuyabilirim; otelde, başkasının evinde. Bugüne kadar en sevdiğim Türk yapımı dizi Gülbeyaz'dı. Tekrarını buldum mu hala izlerim. Hiç tanımadığım bir dedem ve bir teyzem varmış. Bir de bir amcam çok küçükken ölmüş. Babam Çerkez. Hayat görüşünün en temel örneğinin siyasi görüş olduğunu düşünürüm. Benimle tamamen zıt görüşte olan biriyle arkadaş olamam. Bir yıl tel taktım. Hala diş kalıbı kullanıyorum. İlk kez telefonum olduğunda 8 yaşındaydım. Ailem telefon manyağı olmadığım için her gün şükrediyor. Okuma yazma öğrendiğimde ilk işim internette sörf yapmak oldu. Afacançocuk'a üyeydim. Bana beni sevdiğini söyleyen ilk erkekle de orada tanıştım. İnanılmaması gerektiğini de yine ondan öğrendim. Bugüne kadar altı farklı yerde, beş farklı ilde, dört farklı bölgede yaşadım. Sekiz yıllık ilk öğretimimi beş farklı okulda tamamladım. İlk doktorumda bir randevum var yarın. İki yaşıma kadar kontrollerime ona gitmişiz. Nasıl biri olduğumu merak ederse bunları anlatacağım.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder